Fobiler

Fobiler

Fobiler ve korkular sık sık karıştırlır. Köpekten korkuyorum da diyebiliriz köpek fobim var diyede ifade edebiliriz.Eğer azgın bir köpeğin geldiğini gördüğünüzde kaçarak tepki verirseniz bu korkuya girer.Zaten korkmamanız patolojik olabilir bu durumda.Ama köpeğin varlığını düşünmek ,görmek bile yetiyorsa tepki vermenize bu durumda fobiden söz edebiliriz. Yani aslında ortada gerçek bir tehdit yoktur ve biz onu tehdit olarak algılıyoruzdur. Karıştırılma sebebi aslında çok ilintili olmalarından kaynaklanır.Fobilerde hissedilen duygusal ve fiziksel tepkiler korkularda hissedilenden çok daha şiddetlidir ve kontrol edilemez.Korku oluşması için korku kaynağını yaşamak gerekirken,fobilerde bunu düşünmek bile yeterli olabilir. Tehdit kaynağı olarak aldığımız objeden,ortamdan hızla kaçmak,kurtulmak için yoğun olarak fiziksel ve duygusal tepkiler veririz.
Durumun farkındalığı ile anksiyete,depresyon içinde olan hastalarla çalışıldıkça, fobilerin insan hayatına neler yapabileceğini daha iyi anlayabiliriz.Evinden çıkamayanlar,okulunu bırakanlar,sosyal ortamlardan kaçanlar,yalnız kalamayanlar,onlarca katlı gökdelenlerde çalışıp her gün yürüyerek inen çıkanlar daha pek çok olumsuz örnek sayılabilir.Uçak fobileri,hayvan fobileri,sosyal fobiler,klostrofobiler, yükseklik fobileri gibi hepimizin bildiği fobiler olduğu gibi kişiye özel fobilerde gelişebiliyor. örneğin oyuncak bebek fobisi olan hastanın iş yerinin yuva olduğunu düşünün ..ne derece zorlandığını tahmin bile edemezsiniz.
Fobiler paylaşılabilir.Aynı aile bireylerinden birinin yaşadığı fobisinin bir diğerini etkilediğine çok rastlanır.Bu yüzden çalışırken bunu sorgulamak gerekir.Kişinin düşünsel ve duygusal stresi paylaşması, birde olumsuz bir tecrübe yaşandıysa dört dörtlük bir fobi gelişmesi için zemin hazırlar.
Anı yaşarken ölecek kadar heyecan hissedilir.nefesi kesilir,kalbi çarpar.
Soluğunun kesildiğini hisseder.aklından geçenleri yakalamak mümkün değildir.o ana ait tüm hissedilen tarifsiz bir duygudur.oysa duyguyu analiz ettiğimizde altındaki düşünceye veya yaşanmış stres kaynağına ulaşmamız
mümkündür.sadece korkuyorum diye başlayan duygu, aslında korkunun
kaynağına kolayca götürür bizi.
Fobiler en rahat çalışabilen hastalıklardır ,çünkü stres kaynağına ulaşmak çok daha kolaydır.Kişi fobi kaynağını düşündüğü anda bedende var olan stres tepkimelerini işitsel, dokunsal,görsel uyaranlar göndererek mevcut stres blokajlarını çözebiliriz.Bu yüzden başarı oranı çok yüksektir. Stresi çözümleyerek kişiyi yeniden hayat kalitesine kavuşturabiliriz.
ÇALIŞTIĞIM PEK ÇOK HASTADA ALDIĞIM OLUMLU SONUÇLARLA RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM FOBİLERLERDEN KURTULABİLİRSİNİZ.
YENİDEN HAYATIN İÇİNDE OLABİLİRSİNİZ.bu çalışmalarla ilgili gerçek hasta hikayelerini sizlerle paylaşarak örnek olmasını diliyorum.

UÇAK FOBİSİ
Fobilerle çalışmaya başlayana kadar uçak fobilerinin bu kadar yaygın olduğunun farkında değildim.Benimde yıllar önce yaşanmış bir kötü yolculuk deneyimim olmuş, bir yıl kadar tedirgin yolculuk yapmıştım.Sık seyahat etmem ve olumsuza odaklanmaktan pek hoşlanmamam korkularımı rahatlatmıştı.o kısa dönemde bile bu duygunun nasıl sıkıntı yaratabileceğini hissetmiştim.
Uçuş fobilerinde olan duygular havada olmak,boşlukta olmak, güvende olmamak,istediğinde inememek,ayağı yerde olmamak,kontrolün başkasında olması ,kurtulma şansı olmaması,düşme anı duygusu,o panik hissini yaşamak,uçağın parçalanması ,paramparça olmak gibi gibi genel duygular ve düşüncelerdir.Buna ilave nefessiz kalacağım,nefes alamayacağım, kalp krizi geçireceğim,sıkışacağım,öleceğim gibi duygularda paylaşırlar.Bu duygular uçuşun tamamına ait olabildiği gibi kalkışa,inişe, türbülansa, düşme
anına,kapıların kapanmasına vb.. spesifik de olabilir.pek çoğu çalışma ortamında boşaltılabilir.Çok az bir kısmı kişinin duygudan kaçması o duyguyu yaşamak İstememesi sebebiyle uçuş anınında boşaltmayı gerektirebilir.

KLOSTROFOBİ
Bu hastalarda kapalı alanlarda sıkışıp kalma duygusu hakimdir.Alan sınırlandığı anda panik duygusu başlar.Ya çıkamazsam,ya burada kapalı kalırsam,kimse bana yardım edemezse,bir daha dışarı çıkamazsam ,burada oksijensiz kalırsam, nefes alamazsam, boğularak ölürsem duygusu hakimdir.Kişi duvarlar üzerine doğru geliyormuş , arasında sıkışıp kalacakmış duygusunu yaşar.Hastalığın durumuna göre dar alanlarda tetikleyebilir bu duyguyu.Asansörler,merdiven boşlukları,uçaklar,taşıtlar hepsi bu duyguyu tetikleyebilir.Bazı hastalarda düşünmek bile panik durumunu harekete geçirebilir.Kişi tehlikede olduğunu düşünür ve stres hormonları salınmaya başlar.Kalp çarpıntısı,titreme,nefes darlığı,bayılma hissi,ağlama krizleri olabilir.Kişi buralardan uzak durma yolunu seçer
Bu tarz hastaların geçmişinde yaşanmış bir yerde sıkışıp kalma öyküsü olabildiği gibi, büyük korkularda yaşanan nefes kesilme hissi kapalı bir alanda gerçekleşmiş ise bu fobiyi başlatabilir.

ASANSÖR FOBİSİ
Asansörde yaşananlarda klostrofobi benzeri duygulardır. Fobik kişiler asansörden çıkamayacağım ,asansör bozulacak,kapı açılmayacak,havasız kalacağım,asansör düşecek ,yaralanıp öleceğim gibi düşüncelerle panik yapıp kalp çarpıntısı ,nefes alamama,terleme yaşarlar.Panik çok yüksek olduğu için bağırmaya haykırmaya başlarlar.Biran önce çıkmak isterler,daha çok kapalı alan korkusu yaşayan kişilerde beraberinde bu fobide gelişebilir. Fobili kişilerde yaşanmış bir asansörde kalma veya bir yerde mahsur kalma öyküsü çoğunluktadır.

YÜKSEKLİK FOBİSİ
Yükseklik hissi veren, özellikle derinliğini hesaplayamadığımız mesafelerde
hissedilen düşme korkusudur. Derinlik hissini bize yaşatan binaların yanından geçerken de benzer duygular yaşanabilir.Kişide denge kaybı,ayağının yerden kesilmesi,düşme korkusu ,yere çakılma, ,vücudun paramparça olma hissi, baş dönmesi,denge kaybı,mide bulantısı olabilir. En bariz duygu düşmek ve yere çakılma duygusudur.Bu kişiler için yüksek mekanlar,merdiven boşlukları, balkonlar tehlike sinyalleri çaldırırlar.Altında yaşanan denge kaybına sebep olabilecek stresler aranmalıdır.

SOSYAL FOBİLER
Çok yoğun bir utanç hali söz konusudur.Kişi kendini yetersiz,tüm olumsuz eleştirilere açık,çaresiz sanki bu utanç karşısında ölecekmiş gibi yoğun duygular hissederler.Kişi bireysel olarak kendini ifade edeceği ortamlarda topluluk önünde bu duyguları hissedebileceği gibi ,toplumsal olaylarda kalabalık arasında da aynı duyguyu yaşayabilir.Herkes kendisine bakacak,tüm hataları görülecek,aptal durumuna düşecek,herkes dalga geçecek,karizması
Yerle bir olacak vb. Duygularla bu ortamlardan kaçma eğiliminde yaşarlar.ellerde ve seslerinde titremeler,yanaklarda kızarmalar olduğu için karşıdaki kişiler tarafından görülmekten aşırı kaygılanırlar.Korkularının ve kaygılarının aslında gerçek olmadığını bilseler de bu fiziksel değişimlerin önüne geçememek, bunun bile onları aptal gibi göstereceğini düşünmek bu duyguya geçişi hızlandırır.Genelde içe kapalı kişiliklerde görüldüğü düşünülse de aslında tüm kişilik türlerinde ,toplumun her alanında var olan başarılı kişilerde de görülebilir.Daha önceden yaşanmış bu duyguyu başlatan stres faktörü mutlaka vardır.Bunu bulmak ve çözümlemek kişiyi bu fobiden kurtaracaktır.

HAYVAN FOBİLERİ
Ne kadar sık olduğunun ve yaratığı sıkıntıların hayatları ne kadar yaşanmaz hale getirebildiğinin farkında bile değildim.Oysa benimde hayvanlara ait korkularım vardı ama hiçbir zaman yaşamımı etkileyecek boyuta gelmemişti. Onlarla iç içe yaşamak zorunda olmadığım için kontrol edilebilir bir boyuttaydı. çalışmaya başladığımda gelen hastalarımdan bu fobinin hayatımızı ne kadar olumsuz etkileyebileceğini,şiddetinin adeta kişiyi eve hayatına mahkum edecek kadar yaşamdan izole edebileceğini bazı hastalarda evde dahi huzurlu bir ortamın kalmadığına şahit oldum.Aynı zamanda bu yöntemlerle ne kadar güzel ve hızlı sonuç alınabildiğini, neredeyse %95 tek seansta fobilerin ortadan kalkabildiğini gördüm.bu terapiler gerçekten harikalar yaratıyor bu hastalarda.bazen sorunun kaynağını bulmak gerekse de çok büyük kısmı buna gerek kalmadan boşaltılabiliyor.
En çok kedi ,kopek ,kuş,böcek fobileri yaşanmakta iken bazen spesifik korkularda üretilebiliyor.Ben yılan fobilerinin çok olacağını düşünürken sadece birkaç vaka olması sanırım yaşam alanlarımızın bu hayvanlardan izole olmasından kaynaklanıyor.Oysa yaşadığımız şehir hayatında her yer kedi kopek kaynıyor.çoğuda sevgi ve ilgi ihtiyacı ile insanlara yakınlaşıyor. aslında çok güzel olan bu durum fobisi olan kişiler için kabus haline dönüşüyor.Yüzlerce hayvan fobisi çalıştım.Sizlere sorunun kaynağına inmem gereken vakalardan örnekler vereceğim.ama inanın buna gerek kalan hasta sayısı çok az.
İnatçı fobilerde ve hayvanlarla çalışmak istemeyen vakalarda ilk stresi yaratan olayı yakalamak gerekebiliyor sadece.
Hayvan fobilerinde aşırı bir korku hali olur.Durumun gerçekte var olmayan tehlikesi max algılanır.Sadece hayvanın varlığı bunun için yeterlidir.Ağır vakalarda düşüncesi bile fobiyi başlatabilir.kalp çarpması, titreme,terleme, anksiyete,bayılma gibi belirtiler görülebilir…

Köpek fobileri
En sık görülenidir.Ailemizde,çevremizde mutlaka rastlamışızdır.Bu kişiler
köpeklerin olduğu ortamlardaki davranışlarla hemen kendilerini belli ederler.Gereksiz aşırı korku ve heyecan gösterirler.Korkularını yaşamaktan gergindirler ve başkaları tarafından anlaşılmıyor olmak onların tedirginliğini daha çok artırır.Bazen bu tarz yardım çalışmaları durumu içinden daha çıkılmaz hale getirir. Her şeyden önce kişinin kendini bu çalışmaya hazır hissetmesi gereklidir.Çünkü bu stres kişinin kendisi tarafından yaşanacaktır.
Bununla yüzleşmek tamamen bir cesaret işidir.Başkasının kararına bırakılmamalıdır. Gelen her hastama bu uygulama için hazır hissedip hissetmediğini sorarım ve hazır olmasının önündeki engellerle çalışmayı ilk etapta daha uygun bulurum.
Kedi fobisi
Yaptığım çalışmalarda gördüğüm, kedi fobilerinin diğerlerine göre çok daha ağır seyrettiği yönünde. Fark etmediğimiz kadar çok kişi bu konuda rahatsız.Bazılarında hafif seyrederken bazılarında oldukça ağır seyrediyor. Özellikle yaşanmış stresin şiddeti ve süresi fobinin şiddetini de artırıyor. Yaşanmış kedi travmaları olabildiği gibi stresin kaynağı çok daha farklı olabiliyor. cinsel travmalar bunlarda önemli yer tutuyor.Özellikle kedinin bakışları sinsiliği,ani hareketinden doğan korkuların altından bu tarz stresler çıkabiliyor.
Kedi fobilerinde genelde kedinin bakışları,tüyleri,kuyruğu,patisi, dokunması yanaşması,omurgası,kıvrak hareketleri,ani hareketleri,sinsiliği, tırmalaması,derisinin kayganlığı,peşinden gelme ihtimali,sırnaşması, kaburgalarından duyulan rahatsızlık ön plandadır.

Paylaş

Önerilen Yazılar